Rahim Ağzı (Serviks) Kanseri Nedir? Belirtileri ve Tedavisi
Serviks (rahim ağzı), rahmin alt bölümünde yer alan ve rahmi vajinaya bağlayan kanaldır. Rahim ağzı kanseri (serviks kanseri), bu bölgeyi döşeyen hücrelerde ortaya çıkan ve çoğu zaman yıllar içinde yavaş gelişen bir kanser türüdür. En önemli neden, yüksek riskli Human Papilloma Virüsü (HPV) tipleriyle uzun süreli (persistan) enfeksiyondur. Hastalık erken evrede belirti vermeyebildiği için düzenli taramalar (smear testi ve HPV testi) erken tanı açısından kritik öneme sahiptir. Erken yakalanan olgularda tedavi başarısı belirgin şekilde artar; ayrıca HPV aşısı ve tarama programlarıyla hastalığın görülme sıklığı ve ölüm oranları azaltılabilir.
Rahim Ağzı (Serviks) Kanseri Nedir?
Rahim ağzı (serviks) kanseri, servikste yer alan hücrelerin DNA’sında oluşan değişiklikler sonucu hücrelerin kontrolsüz çoğalmasıyla gelişir. Çoğu vakada süreç, kanserleşmeden önce “kanser öncüsü” (prekanseröz) hücresel değişikliklerle başlar ve zaman içinde invaziv kansere ilerleyebilir. En sık ilişki, yüksek riskli HPV tipleri (özellikle HPV 16 ve HPV 18) ile kalıcı enfeksiyondur. Bağışıklık sistemi birçok kişide HPV’yi zamanla temizleyebilse de bazı olgularda virüs kalıcı olur ve servikste hücresel bozulmayı tetikler.

Rahim Ağzı (Serviks) Kanseri Türleri
Rahim ağzı kanserinin türü, kanserin köken aldığı hücre tipine göre belirlenir ve tedavi yaklaşımı ile seyrini etkileyebilir.
- Skuamöz hücreli karsinom: En sık görülen tiptir. Serviksin dış yüzeyini döşeyen yassı hücrelerden gelişir ve tarama testleriyle daha erken yakalanabilir.
- Adenokarsinom: Serviksin iç kanalındaki bez hücrelerinden gelişir. Bazı durumlarda taramalarla saptanması daha zor olabilir ve daha sinsi seyredebilir.
- Adenoskuamöz (mikst) karsinom: Hem yassı hem bez hücre özellikleri taşıyan daha nadir bir tiptir.
- Nadir tipler (nöroendokrin vb.): Daha az görülür, bazı alt türler daha agresif seyir gösterebilir ve multidisipliner yaklaşım gerektirir.
Rahim Ağzı (Serviks) Kanserinin Nedenleri
Rahim ağzı kanserinin en temel nedeni, yüksek riskli HPV tipleriyle uzun süreli enfeksiyondur. HPV çoğu kişide belirti vermeden seyreder; bu nedenle kişi taşıdığını bilmeyebilir. HPV dışında, hücresel hasarı artıran veya bağışıklık yanıtını zayıflatan bazı durumlar da riski yükseltebilir.
Öne çıkan nedenler/katkıda bulunan durumlar:
- Yüksek riskli HPV (özellikle 16 ve 18) ile kalıcı enfeksiyon
- Sigara kullanımı (serviks hücrelerinde hasarı artırabilir, bağışıklığı olumsuz etkileyebilir)
- Bağışıklık sisteminin zayıflaması (HIV gibi durumlar veya bağışıklık baskılayıcı tedaviler)
- Diğer cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar ve servikste kronik irritasyon
Rahim Ağzı (Serviks) Kanserinin Belirtileri
Rahim ağzı kanseri erken dönemde belirti vermeyebilir. Serviks kanserinde belirtiler ortaya çıktığında en sık dikkat çeken durum “anormal vajinal kanama”dır. Aşağıdaki bulgulardan biri ya da birkaçı görüldüğünde jinekoloji değerlendirmesi geciktirilmemelidir:
- Cinsel ilişki sırasında ağrı ve/veya ilişki sonrası kanama/lekelenme
- Adet dışı kanama (ara kanama) veya menopoz sonrası kanama
- Adetlerin uzaması ya da kanama miktarında artış
- Kötü kokulu, sulu veya kıvamlı vajinal akıntı (bazen kanlı)
- Kasık/pelvik bölgede ağrı, alt karında baskı hissi
- İleri evrelerde bacaklarda şişlik, bel-sırt ağrısı, idrara çıkma sorunları, kilo kaybı, iştahsızlık, halsizlik
Bu şikâyetlerin her biri kanser dışında farklı nedenlerle de görülebilir; ancak rahim ağzı kaynaklı bir problem olasılığını dışlamak için değerlendirme önemlidir.
Rahim Ağzı (Serviks) Kanserinin Evreleri
Rahim ağzı kanserinde evreleme, hastalığın serviksle sınırlı olup olmadığına, komşu dokulara yayılımına, lenf nodu tutulumuna ve uzak organ yayılımına göre yapılır. Klinik yaklaşım genel olarak şu çerçevede özetlenebilir:
- Evre 0 (karsinoma in situ / preinvaziv dönem): Anormal hücreler yüzey tabakada sınırlıdır, derin dokulara yayılım yoktur.
- Evre I: Kanser serviks ile sınırlıdır.
- Evre II: Serviks dışına yayılmıştır; ancak pelvis duvarına veya vajinanın alt kısmına tam yayılım yoktur.
- Evre III: Vajinanın alt kısmına ve/veya pelvis duvarına yayılım olabilir; bazı olgularda idrar yolları etkilenebilir ve/veya lenf nodu tutulumu görülebilir.
- Evre IV: Mesane/rektum gibi komşu organlara veya akciğer, karaciğer, kemik gibi uzak bölgelere yayılım söz konusudur.
Kanserleşme süreci çoğu zaman kanser öncüsü lezyonlardan (CIN gibi) kademeli ilerleyebilir; bu da taramaların neden “kanser olmadan önce” yakalama şansı verdiğini açıklar.
Rahim Ağzı (Serviks) Kanseri Risk Faktörleri
HPV enfeksiyonu temel belirleyici olsa da bazı durumlar riskin artmasına katkıda bulunur:
- Yüksek riskli HPV ile temas ve kalıcı enfeksiyon,
- Çoklu cinsel partner veya partnerin çoklu partner öyküsü,
- Cinsel yaşama erken yaşta başlama,
- Sigara kullanımı,
- Bağışıklık sisteminin zayıflaması (HIV vb.),
- Düzenli tarama yaptırmamak (smear/HPV testlerinin ihmal edilmesi),
- Bazı olgularda sosyoekonomik faktörler ve sağlık hizmetine erişimde kısıtlılık,
- Sık genital enfeksiyon öyküsü ve servikste kronik irritasyon olarak sıralanabilir.
Rahim Ağzı (Serviks) Kanseri Tanısı (Teşhisi) Nasıl Koyulur?
Rahim ağzı kanserinde teşhis, çoğu zaman tarama testlerinde saptanan anormalliklerin ileri incelemeye yönlendirilmesiyle konulur. Amaç yalnızca kanseri saptamak değil, aynı zamanda evreyi ve uygun tedavi planını belirlemektir.
Kullanılan başlıca tanı yöntemleri:
- Jinekolojik muayene (spekulum/pelvik muayene): Serviksin görünümü değerlendirilir; şüpheli lezyon varlığı araştırılır.
- Smear (Pap) testi: Serviksten alınan hücre örneği mikroskopla incelenir; kanser öncüsü değişiklikler yakalanabilir.
- HPV DNA testi: Yüksek riskli HPV tiplerinin varlığını gösterir. Smear ile birlikte kullanıldığında risk değerlendirmesi güçlenir.
- Kolposkopi: Serviksin büyütülerek ayrıntılı incelenmesidir; şüpheli alanlardan örnekleme yapılabilir.
- Biyopsi (kesin tanı): Şüpheli dokudan parça alınır ve patoloji ile kesin tanı konur. Gerekli durumlarda LEEP veya konizasyon ile daha geniş örnekleme yapılabilir.
- Evreleme için görüntüleme: Hastalığın yayılımını değerlendirmek amacıyla uygun olgularda MR, BT veya PET/BT gibi yöntemlerden yararlanılabilir.
Rahim Ağzı (Serviks) Kanseri Tedavi Yöntemleri
Rahim ağzı kanseri tedavisi; evreye, tümörün boyutuna ve yayılımına, lenf nodu durumuna, hastanın yaşına, genel sağlık durumuna ve doğurganlık isteğine göre kişiselleştirilir. Uygulama, ideal olarak jinekolojik onkoloji, radyasyon onkolojisi ve medikal onkolojinin birlikte değerlendirdiği multidisipliner yaklaşımla planlanır.
1) Erken evre / kanser öncüsü lezyonlarda girişimler
- LEEP veya konizasyon: Kanser öncüsü ya da çok erken evre olgularda hem tanı hem tedavi amaçlı uygulanabilir. Uygun hastalarda rahmi koruyarak tam iyileşme sağlanabilir.
2) Cerrahi tedavi
- Trakelektomi: Doğurganlığını korumak isteyen uygun hastalarda serviksin çıkarılıp rahmin korunabildiği yöntemdir.
- Histerektomi (basit/radikal): Yayılım durumuna göre rahimle birlikte serviks ve gerekli dokuların çıkarılması planlanabilir.
- Lenf nodu değerlendirmesi/diseksiyonu: Yayılım riskini belirlemek ve tedavi kararını netleştirmek için yapılabilir.
3) Radyoterapi ve kemoterapi (tek başına veya kombine)
- Orta ve ileri evrelerde sıklıkla kemoradyoterapi (eş zamanlı kemoterapi + radyoterapi) tercih edilir.
- Brakiterapi (içten ışın), bazı olgularda tedavinin önemli bir parçasıdır.
4) İleri evrelerde sistemik tedaviler ve destekleyici yaklaşım
- Bazı hastalarda hedefe yönelik tedaviler ve/veya immünoterapi seçenekleri gündeme gelebilir (uygun hasta seçimi hekim tarafından yapılır).
- Yaşam kalitesini artırmaya odaklanan palyatif bakım, ağrı/kanama kontrolü ve beslenme-psikososyal destek tedavinin bütünleyici parçasıdır.
Rahim Ağzı (Serviks) Kanseri Tedavisi Sonrası Süreç
Rahim ağzı kanseri tedavisi sonrasında hastaların düzenli ve planlı bir izlem sürecine alınması, uzun dönem sağlık sonuçları açısından büyük önem taşır. Bu takip sürecinin amacı yalnızca hastalığın tekrarlayıp tekrarlamadığını değerlendirmek değil, aynı zamanda tedaviye bağlı gelişebilecek geç dönem etkileri erken saptamak ve hastanın yaşam kalitesini korumaktır.
Tedavi sonrası dönemde hastalar, özellikle ilk birkaç yıl daha yakın aralıklarla kontrol edilir. Bu süreçte pelvik muayeneler, servikal değerlendirmeler ve gerekli görülen laboratuvar veya görüntüleme incelemeleri ile hastalığın seyri izlenir. Bazı hastalarda, cerrahi veya radyoterapiye bağlı olarak adet düzeninde değişiklikler, vajinal kuruluk, idrar veya bağırsak fonksiyonlarında hassasiyet gibi durumlar gelişebilir. Düzenli kontroller, bu tür sorunların erken dönemde fark edilmesini ve uygun şekilde yönetilmesini sağlar.
Ayrıca tedavi sonrası dönemde bağışıklık sisteminin desteklenmesi, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının sürdürülmesi ve hekimin önerdiği kontrollerin aksatılmaması, uzun dönem iyilik halinin korunmasına katkı sağlar. Hastanın yaşı, tedavi yöntemi ve hastalığın evresine göre takip planı kişiye özel olarak şekillendirilir ve zaman içinde kontrol aralıkları kademeli olarak uzatılabilir.

Bu süreçte hasta-hekim iletişiminin güçlü olması, ortaya çıkan yeni şikâyetlerin gecikmeden değerlendirilmesi ve hastanın tedavi sonrası yaşamına güvenle devam edebilmesi açısından önemli bir unsurdur. Rahim ağzı (serviks) kanseri; tanı, tedavi ve takip süreçlerinde hastalarımı İzmir’de kendi muayenehanemde kabul etmekteyim.
Sık Sorulan Sorular (SSS)
Serviks (rahim ağzı), rahmin vajinaya açılan alt kısmıdır. Gebelikte rahim içini koruyan bir bariyer gibi davranır; doğumda ise genişleyerek bebeğin geçişine izin verir.
Rahim ağzı kanserinin kendisi bulaşıcı değildir. Ancak rahim ağzı kanserinin temel nedeni olan HPV, çoğunlukla cinsel temasla bulaşabilen bir virüstür.
HPV pozitif olmak kesin kanser demek değildir. HPV enfeksiyonlarının önemli bir kısmı bağışıklık sistemi tarafından temizlenir. Risk, özellikle yüksek riskli HPV tiplerinin uzun süre kalıcı olması durumunda artmaktadır. Bu nedenle hekim önerisine göre takip ve gerekirse ileri değerlendirmeler yapılır.
Smear testi, kanser öncüsü hücresel değişiklikleri ve bazı durumlarda kanseri saptamaya yardımcı bir tarama testidir. Şüpheli sonuçlarda tanıyı netleştirmek için kolposkopi ve biyopsi gerekebilir.
HPV aşısı, rahim ağzı kanserine en sık neden olan HPV tiplerine karşı koruma sağlar ve riski belirgin azaltır. En yüksek koruma, cinsel temas başlamadan önce aşılandığında elde edilir; yine de uygun yaş gruplarında hekim değerlendirmesiyle daha sonra da aşı yapılabilir.
English